İhsan Fazlıoğlu: "Övgü duyulan geçmişe dönmek, niyetler ve beklentiler tashih edilmedi mi, aynı sonucu verecektir."


İhsan Fazlıoğlu: "Övgü duyulan geçmişe dönmek, niyetler ve beklentiler tashih edilmedi mi, aynı sonucu verecektir."

'Şimdi'yi, daha çok geçmişte yapılanların belirlediği düşünülür. Halbuki şimdideki eylemler gelecek'e ilişkin niyetler ve beklentiler tarafından yönlendirilir. Kısaca şimdi, geçmişteki eylemler ile gelecek'e ilişkin niyetlerin kesişimidir.

Bu nedenle 'bize ne oldu; geçmişte daha iyiydik; şöyle böyleydik" diyenler yanılıyorlar. Şimdi böyleysek, bu geçmiş şimdimizdeki, gelecek'e ilişkin niyetlerimizin ve beklentilerimizin sonucu olan eylemlerin cisimleşmesidir. Açık ya da gizli 'şimdi olan' niyetlendi ve beklenildi.

Kısaca, o geçmişten, her haliyle çıkan bu şimdidir. Kimsenin geçmiş güzellemesi yapmaya hakkı yok. Bunun yerine niyetler ve beklentiler tahlil edilmeli; samimiyet ve dürüstlükle; yüzleşerek.

Yoksa övgü duyulan geçmişe dönmek, niyetler ve beklentiler tashih edilmedi mi, aynı sonucu verecektir. Nasreddin Hoca'nın dediği gibi, "Biz geçmişte de aynı bilmem neydik..!" Bunu sadece örtüyorduk; saklıyorduk.

Örnek: 
Geçmişte İslam mimarisi üzerine çok konuştuk; ancak niyetlerimiz ve beklentilerimiz şimdi yaptıklarımızdı. Bu örnek pek çok işi için geçerlidir. İstisnalara gelince, denklemdeki sonucu değiştirecek bir etkileri hiç olmadı; olmayacak.

Kanaatimce; 

Zaferi ve yenilmeyi takdirin eşit iki ihtimali olarak kabul etmeyenler; başka bir deyişle tedbiri en nihayetinde takdirin bir cüzü olarak görmeyenler; zafer için her türlü ahlaksızlığı yaparlar. En nihayetinde de maskara olurlar.

Şöyle bitirelim: 

Bir millet için anlamlı bir geleceği, geçmişinin yasını tutanlar değil, tahayyül ettikleri geleceğin tarihini yazabilenler inşâ ederler. Çünkü tarih "gelecek geçmişi, şimdi kılma bilinci..."dir.

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popular Posts