"Bilgi kendine kayıtsız kalan kişileri ve toplumları affetmez. " Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu

"İdrâki olmayan doğru bilmez; vicdanı olmayan güzel eylemez."
"Bizge vacip olğan – soñki nefeske qadar millet ve yurt oğrunda ğayrettir." İsmail Bey Gaspıralı

21 Temmuz 2018 Cumartesi

İhsan Fazlıoğlu'nun "Kendini Aramak" İsimli Kitabından Alıntılar

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu'nun
 "Kendini Aramak" İsimli Kitabından Alıntılar
İnsan'ın mahiyeti hakkındaki soruya verilecek yanıtlar her şeyden önce, insanın üçlü, hissi, vicdani ve akli yapısı dikkate alınarak verilmelidir. Bu üçlü yapıdan birinin ihmali veya reddi insanı sakatlar, en azından rencide eder. İnsanın duyusunu sakatlayan, duygusunu körelten, düşüncesini ketleyen her türlü yanıt, insan denilen soruya tam bir karşılık olamayacağından bunalıma neden olur. Bunalım her türlü bildirişim ve iletişim imkanını ortadan kaldıracağından sonuç insanın kendi kendini imhasıdır. (s.11)

İnsanın yalnızca duyusuna ağırlık veren yanıtlar hayvaniliğe, yalnızca duygusunu öne çıkartan yanıtlar mistikliğe, yalnızca düşüncesini önemseyen yanıtlar ise vahşiliğe neden olmuştur. (s.11)

(…) Başka yanıtlara karşı olmak o yanıtları benimseyen insanın canına, aklına, soyuna, malına ve inancına kasdediyorsa hem kısa hem de uzun vadede insanlık için tehlike arzeder. Bir yanıt, nihayetinde kendi aleyhinde bile olsa, başka yanıtları korumakla anlam ve değer kazanır. İlkece, başka yanıtlara saldıran, onları yok etmeye çalışan, yaşama hakkı olmayan yanıtlar, iç güvenlik sorunu yaşayan yanıtlardır. Kendinden emin olamayanlar başkalarının varlığını tehlikeli bulurlar çünkü. (s.14)

Her ne olursa olsun insan denilen soruya verilen her yanıt, insana öngörülebilir bir hayat sunmak zorundadır. Canı, aklı, malı, soyu ve inancı koruyamayan bir yanıt, yanıt değil; yanlış yola götüren daha karmaşık bir sorudur. (s.14)

Kudema, bazı kelimeleri kullanırken "Şahs-ı manevisi vardır" derdi. Şahıs kelimesinin kişi anlamına geldiğini söyleyebiliriz; manevi ise anlama ilişkin demektir, yani anlamsal; ancak anlam iç-duyularda oluştuğu için vicdanla ilişkilidir. Öyleyse ‘’Bazı kelimelerin, anlamsal kişiliği vardır’’ demek hem o kelimenin anlamına hem de değerine atıfta bulunur; kelimenin anlam-değer içerikli olduğunu vurgular. Kelimelerin kavramsal kişilikleri, insanların yapıp etmelerini belirleyen en önemli etmendir. Peygamber bir kişi olarak aramızda yok, ama peygamberlik kavramının şahs-ı manevisi aramızdadır; bayrak maddi açıdan bir bez parçasıdır, ama şahs-ı manevisi anlam-değer dünyamızda tecessüm eder. Bundan dolayıdır ki, bir milletin, bir kültürün içinin boşaltılması o millet nezdinde şahs-ı manevisi olan kavramlarla oynanılmasıyla başlar. (s.15-16)

Bir kişi, bir millet, bir kültür kendi anlam-değer dünyasını bundan dolayı da anlamlandırma yeteneğini kaybetmeye başlarsa kendi vicdanı önünde küçük düşer; aşağılık kompleksine kapılır. (s.17)

Eleştiri mensubiyeti ve aidiyeti güçlendirir, zayıflatmaz; çünkü eleştiriden amaç eleştirilen şeyin daha güçlü hale getirilmesidir, zayıflatılması değil; varoluşunu pekiştirmektir, yok etmek değil. (s.17)

Bir kişi ancak ait olduğu kültürün şahs-ı manevisi bulunan kavramlarını kaybetmişse o kültürü aşağılar. Bu nedenle, vicdanları terbiye etmeden yalnızca idrakleri eğiten milletler, kültürler kendi mensupları tarafından aşağılanmaya hazır olmalıdırlar. (s.18)

Sadece bütüne yönelen bir zihin hareketten, değişimden, başkalaşımdan, dönüşümden rahatsız olur. Tümel arayışı bir sabitlik, bir ilke arayışıdır. Hareket içre bulunan şeylerde harekete konu olmayan özü aramak, donmuş bir sıfır noktası tespit etmek demektir. (s.19-20)

Bütün ile parça, tümel ile tekil arasındaki cedeli (diyalektik) ilişki toplumsal ve siyasal düzenler için de geçerlidir. Bütüne odaklanan bir siyasi otoriter, buyurgan, tutarlı ve bütün adına bireye karşı kıyıcıdır. (s.20)

Yalnızca bireyselliğe odaklanan bir siyasi irade, ister doğal ister yapay devamlı ortak çıkar yaratamaz ise sürekliliğini koruyamaz; tüm bireyleri kuşatan sabiteleri olmadığından mensuplarını ortak bir anlayış etrafında örgütleyemez; öyle ki bir süre sonra bireyleri arasında baş gösterecek güç mücadelesi ile alt düzeydeki ortak çıkar hesaplarının bölünmesine, giderek yok olmasına neden olur. (s.21)

Sosyal gerçeklik insanın nutkiyetinin ve köklerini bu nutkiyette bulan değer dünyasının cisimleşmiş hali olduğundan maddi dünyayı da belirler, anlamlandırır. (s.24)

Sosyal gerçeklik olarak nizam-ı alem ne tür ilkelere göre inşa edilir? Her şeyden önce sosyal gerçekliğin inşasında insanın hayvaniyet (canlılık) yanı nutkiyetine bağlı olarak şekillenir. İnsani eylemler ahlaki ilkelerini ise mensup olduğu hayat görüşünden (köklerini nutkiyette bulan dinlerden ve ideolojilerden) alır. Dolayısıyla bir sosyal düzen kendisine göre kurulduğu, maddi bir gerçeklik kazandığı hayat görüşünün ahlaki ilkelerine göre biçimlenir. (s.25)

(…) Tarihte nizam-ı alem, ‘devletin birliği’ olarak da algılanmıştır. Selçuklu-Osmanlı çizgisinde nizam-ı alemin sahih bir şekilde kurulması sürdürülmesi düşünürler (hukema), bilginler (ulema) ve ariflerin (urefa) vazifelerini yerine getirmesiyle mümkündür. Çünkü Müslüman bir insanın içerisinde yaşadığı nizam-ı alemin ilkeleri ‘Kitab ve Sünnet’le verilmiş, sürdürülmesi ise hukukla sağlanmıştır.’ (s.26)

Kadim kültürümüzde yalnızca maddi alem üzerinde sosyal bir gerçeklik olarak içtimai bir nizam kurmak yeterli değildir; bizatihi ilahi nizama uygun yaşamak da önemlidir. İlahi nizam büyük alemde (makro kozmos) sünnetullah (tabiat), küçük alem olan insanda (mikro kozmos) da fıtrat (tab’) olarak tecessüm etmiştir. Böyle bir ilke hem çevreyi, doğayı tahrip etmeyi, hem de insanın fıtratını tahrif etmeyi engeller. Bu açıdan nizam-ı alem için yalnızca ‘bilmek’ yetmez, ‘eylemek’ de gerekir. Çünkü ‘eylemek’ hem bir bilgi kaynağıdır –dolayısıyla bilmeyi artırır-, hem de bir bilme tarzıdır. Başka bir deyişle eyleyenler bilirler, bilenler de eylerler. (s.26-27)

Tarih boyunca bir görüşün diğer bir görüşü özgürlük açısından eleştirmesi, sabitesi/ sabiteleri cihetindendir; verdiği işlem imkanı cihetinden değil; çünkü dile geldiği üzere, hiçbir görüş kendi eşitliğini bozacak imkanı vermez, vermemiştir, veremez de. (s.30)

Kendilik bilgisi, kendini-bilmek, dış-a-rı-dan hareketle, dışarıya yönelerek, ne tek tek ağaçları sayarak, ne de ormandan dolaşarak ulaşılacak bir bilgi türüdür. Çünkü benlik kuyusu, dışarı-dan sürekli su taşıyarak doldurulmayacak kadar derindir; yapılması gereken, benlik kuyusunun zeminindeki çer-çöple tıkanmış delikleri temizleyerek (tezkiye), iç-e-ri-ye akmayı, fışkırmayı bekleyen suyun önünü açmaktır. (s.33)

Fark, fark etmekle başlar; ancak her fark ediş, bir fark edenin bir şeyi fark edişidir. (s.35)

Bir yerden gelmek, bir yerde bulunmak ve bir yere gitmek, zamanı çizgisel varsayar; bu çizgisellik kişinin hayatını biricik kılar; biricik olan ve bir daha tekrarlanamayan bu hayat en nihayetinde son bulur. Bu tasvir, bir yerde hayat süren insanın hayatının değerini artırmasının yanında nasıl yaşamasını gerektiğini de düşündürtür. (s.37)

Nereden, nerede ve nereye sorularının kendisine göre sorulduğu nokta, insandır. Çünkü -den, -de ve -ye sorularını soran, bu sorulara muhatap olan ve yanıt veren, tüm bunları da kendi için yapan insandır. Bu nedenle ki, ‘’Bilgi bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı’’ denmiştir. (s.38-39)

Bir yere niçin ait olunur, neden mensubiyet duyulur? Ait sözcüğünün gelenek anlamındaki adet sözcüğüyle akraba olduğu göz önünde bulundurulursa adetlerin de bir açıdan yer ile kurulan ilişkiden kaynaklandığı söylenebilir. Mensubiyet sözcüğü ise daha derin bir anlama sahiptir ve kişinin sabitelerine işaret eder; başka bir ifadeyle değişen şeyin/şeylerin değişmeyen şeye/şeylere nisbeti/oranlanması demektir. Bir insan sabitelere sahipse onlara mensubiyet duyar, kendini onlara nisbet ederek tamamlar. Sabiteleri olmayanın mensubiyeti de olmaz. (s.42)

Dışarıdan gidenler, dışarıyı fazla ciddiye alanlar, sırrı yani insanı dışarıda arayanlar acz hissederler. Bu acz sürdürülebilir olmaktan çıkınca insanı korku/havf kaplar. Korku kalıcı bir hal alırsa kişiyi anlamsızlığa sürükler. Hayatını anlamlandırma yetisini kaybeden kişi ise ya kendini koyverir yani aralaştırır ya da kendini imha eder. Maneviyatı yani kişinin anlam dünyasını dışarıdan hareketle kuracağını zannedenler, zamanla içeriyi dışarıya benzetirler; insanı bir meta gibi algılamaya başlarlar. (s.49-50)

Dışarıda acziyet hisseden insan işgale çıkar; dışarısını bilme ve bu bilmeye ilişkin teknoloji dedikleri tüm alet ve edevat bu acziyeti giderme çabasıdır. (s.50)

Kudemanın deyişiyle, dışarıda, başka bir adlandırmayla söz-denizinde boğulmamak için insanın kendine demir atması gerekir. İçerideki seyrüseferin derinliği, sıhhatli ve müstakim bir şekilde akışı, kişinin kendinde gömülü olanla temasının yoğunluğuna bağlıdır. Türkçemizde insanın kendi içine düşmesi anlamına gelen düşünmek, bu anlamda, gömülü olan üzerinde katlanmaktır, derinleşmektir. (s.50)

Siyadeti olmayan bir medeniyetin saadeti de olmaz, olamaz. (s.55)

Sözlük anlamında "yoksun olmak, bozulmak, durmak, ihmal etmek, hasara uğramak, felç olmak" gibi pek çok olumsuz mana bulunan tatil kavramı, hiç şüphesiz ne ilim, ne akıl, ne de ibadet için geçerli olur; aklını tatile gönderen bir medeniyet sürekliliğini muhafaza edemez… Aklını, ilmini ve ibadetini tatil eden, siyadetini ve saadetini de tatil etmek zorunda kalır. (s.55)

Kavramına sahip olunmayan şey görülemez. Nasıl ki çıplak göz tarafından, teleskop olmadan uzak cisimler, mikroskop olmadan küçük cisimler görülemezse aklın gözü olan, ona teleskop ve mikroskop hizmeti veren kavramlar olmadan da akıl göremez; öte bir deyişle akıl yalnızca kavramına sahip olduğu şeyi görebilir. (s.57)

Cehalet kelimesinin kökü olan ‘c-v-l’ dönmek, dolaşmak, amaçsızca ve nereye gittiğini bilmeksizin daireler çizerek endişeyle gezinmek; ilim kelimesinin kökü olan ‘i-l-m’ ise nişan, yol işareti, alamet gibi anlamlara sahiptir. Her iki kelimenin anlamı, köklerini çöl ile bedevi arasındaki günlük ilişkilerde bulunur. İlim, esas itibarıyla çölde yol almak, dolayısıyla hayatta kalmak için takip edilmesi gereken yol işaretlerine, bir bütün olarak bir hat/çizgi oluşturan alametlere göre yol almak demek iken cehalet, habersiz kalındığında ölümle sonuçlanabilecek, bir hat oluşturan yol işaretlerinin rehberliğinin kaybedilmesi demektir ki, yol işaretlerini kaybetmek, çölde başıboş dönüp durmak, kısır bir döngünün içinde yuvarlanıp yok olmak anlamına gelir… Açıktır ki, cahiller yani aklı dolaşıklar yol alamazlar; yola koyulamazlar, bir menzile varamazlar; alimler, bilginler ise ol kişilerdir ki, bir izden ize ulaşır; bir maksada vasıl olurlar. (s.62-63)

Nazarda dikkat (dakiku’n-nazar) bilgiye, halde rikkat (rakiku’l-hal) amele istikamet verir. (s.63)

Düşünce/tefekkür, hiçbir zaman parlak sözcükleri, kavramları, terimleri yan yana koyup cüme kurmak; parlak cümleleri, önermeleri alt alta koyup çıkarım yapmak değildir. Tanım üzerinden tasavvur üretmeyen bir kavram, kanıt üzerinden tasdik üretmeyen bir önerme, idraki değil yalnızca ihsası besler. (s.64)

İdrake has bir kavram hoşa gitmemeli, korkutmamalı, tasavvur vermeli; idrake ilişkin bir önerme hoşa gitmemeli, ürkütmemeli, yargı vermeli. Düşünceden kurulu bir söylem ise idraki acıtmalı; muhatabını beraberce eğlenmeye değil, birlikte yürünecek bir yola davet etmeli. (s.64)

Eslaf’ın işaret ettiği üzere, ‘’Kinaye te’vili, mecaz tefsiri talep eder; hakikate gelince o yalnızca ilim ister. O ilim ki, muhatabına bir istikamet verir.’’ İstikametsiz tüm deyişler/söylemler yalnızca idare etmek, aklı dolaştırmaktır. (s.65)

Kişi, hayat denilen süreçte kendini örer, verdiği yanıtlar ve ortaya koyduğu tavırlarla kendine ait olanı temsil eder. Temsil, kişinin düşünce ve eylemiyle gerçekleştirdiği bir yaşama üslubudur… Yaşayan kişi için üslup olan, öykünen kişi için taklit halini alır; zamanla temsilin delalet ettiği tecrübe unutulur; temsil saf bir kalıba dönüşür. Bir zaman gelir ki, taklit eden kişi, taklit ettiği kalıbın hem fikri hem de ameli düzeyde ne anlama geldiğini bilmeden biçimi ile işlevini dikkate almaya başlar ve içinde bulunduğu anlam-değer dünyasının o temsile yüklediği sembolik değer/ değerlerle yetinir. (s.66)

El-e-ş-tiri, bir düşünce manzumesini kavramlarına ayrıştırmak, aklın temel ilkeleri, mantık kuralları ve takip edilen yöntem açısından nedensel bağlantılarına geri götürerek yeniden kurmak demektir… Duygular eleştirilebilir mi? Duygunun kavramsal, nedensel ve yöntemsel örgüsü yoktur; dolayısıyla kurucu unsurlarına geri götürülerek yeniden üretilemez. Bu nedenle duygular ve değerler, kısaca vicdan eleştiri kaldırmaz… Eleştiri ancak bir eğitim-öğretim sürecinde ortaya çıkar; duygu durumunda ise uyarı esastır. (s.71)

Kadim kültürümüzde nazar, hakikati bilmek; hayr, bu hakikate göre eylemektir. Hakikatsiz hayr, ilimsiz amele benzer. Hayr, hakikatin siyasetidir. Bir toplumun hakikati yoksa siyaseti; dolayısıyla bir nazarı yoksa manzarası olamaz. (s.81)

Nazari ilimlerdeki tefekkür ve fikir arasındaki ilişki ile ameli ilimlerdeki tedebbür ve tedbir arasındaki ilişki paraleldir. Her bir terimde tertip, düzen anlamının içkin olması bir yana; tedbir kısaca, eylemin sonucu düşünülerek üretilen fikir demektir. Hayatta dikkat, tedbirin şiddetiyle doğru orantılıdır… Benzer biçimde, hayat ilişkilerinde, toplumsal olgu ve olaylarda da tedbir süreklidir. Ancak her tedebbür bir tefekküre, her tedbir de bir fikre dayanırsa öngörü mümkün olur. (s.97)

Yaşam, sıfatı olmayan mahiyetler üzerinde inşa edilen yargılara indirgenemez; çünkü yaşam, mekan-zaman içindeki var-olanlara bağlıdır. İşaret edemediğimiz mahiyetleri akli seviyede tartışırız ama yaşamın içerisinde eyleme bakarız; davranışı esas alırız. Işk kavramının mahiyeti üzerine düşünene aşık denmez, filozof denir. (s.101)

Niyet, hayata çentik atmanın, ad koymanın hem doğasını hem de istikametini belirler; çünkü niyet, içeriği ne olursa olsun insani eyleme bir amaç giydirir. Bu nedenle niyeti belirlemek yalnızca mevcut hayati olgu ve olayın maddesini değil suretini, manasını, amacını tayin etmeyi de sağlar.’’ (s.103)

Kadim kültürümüzde terbiyenin en üst amacı kalb-i selim, talimin en üst amacı akl-ı selim, edebin en üst amacı ise zevk-i selimdir. Bu üç selime sahip kişi, zarif kişidir; zarif, zerafet sahibi kişi ise alim olduğu kadar ariftir; bildiği kadar tanır, tanıdığı kadar da güzeli eyler. (s.113)

Günümüzde şuursuzluğun idamesi için devreye sokulan tüm eylemleri bir deyişle özetleyebiliriz: ‘’Hayatı çoğaltmak’’. Hayatı çoğaltmak için ise yapılması gereken şey: ‘’İnsanın isteğinin artırılması, beslenmesi…’’ İnsanın isteğinin sürekliliği için ihtiyaçlarını sürekli kılmak yeterlidir. Sürekli ihtiyaç hisseden insan sürekli isteyecek; sürekli isteyen insan ise sürekli ihtiyaç duyacaktır. Sürekli ihtiyaç-sürekli ihtiyaç denklemi hayatı çoğaltacak, insan tatminsiz bir isteme küpü haline gelecektir. Böyle bir insan şimdiyi mutlaklaştırır, dünü ve yarını şimdisini tehdit eden birer unsur olarak görür; geçmişten kaçar, gelecekten ise korkar. (s.115)

Nazari hikmet bulunmadan, nazari irfan olmadan, edebi irfan yalnızca Varlık’a ilişmez bir şiir olarak kalır; Varlık’ın dili haline gelmez, gelemez… Gönül bir nazar üzerinde ise insana ayıklı verir, feraset kazandırır; bir vicdan içerisinde ise direnci biler, duyguları derinleştirir. Şiir, aklın ve vicdanın üzerinden yükselirse musikiye dönüşür; Varlık’ın dili haline gelir. Aksi takdirde şiir, kumları harfler ve kelimeler olan bir çöldür. (s.133)

Kendi varlığını başkasının yokluğu üzerinden kurgulayan her türlü sistem yıkıcı olmak zorundadır. (s.135)

1957’den bu yana sürdürülen araştırmalar göstermiştir ki; Kopernik astronomisi teknik anlamda yeni hiçbir şey getirmemiştir. Kopernik astronomisinin içerdiği tüm modeller Mueyyeddin Urdi, Nasiruddin Tusi, Kutbuddin Şirazi ve İbn Şatır olmak üzere, Merağa matematik astronomi okulunun geliştirdiği modellerdir. (s.138)

Alexander Koyre’nin, ‘’Kopernik astronomisinin ihtişamı ‘equant’ sorununu ortadan kaldırmasıdır’’ iddiasına gelince bu sorun daha önce, Bitruci, Tusi ve İbn Şatır tarafından zaten ortadan kaldırılmıştır. (s.139)

Bilgi herkese açık, ancak ait olduğu alanda, belirli bir eğitim sürecini başarmış insanların elde edebileceği bir şeydir. Bu nedenle, Fuzuli’nin dile getirdiği gibi, ‘’İnsanlar arasındaki eşitsizliğin gerçek nedeni bilgidir.’’ (s.157)

Bütüne ilişkin sahih bir tasavvur, anlam veren kavram örgüsü, o bütün içerisindeki parçaların da bütünle ilişkili olarak anlamlı olmasını sağlar. Bu nedenle siyasi, iktisadi, toplumsal, ilmi vb. sahalardaki sahih tasavvurlar ancak ve ancak sahih bir kavram-örgüsü ile mümkündür. (s.171)

Bir şeyin hakk ve hakikatini anlamak için ise en temel şart, düşüncenin kavramsal, nedensel, yöntemsel ve eleştirel doğasını bilmek, meleke haline getirmek ve uygulamaktır. (s.179)

Bir tapınak olan caminin karşısına eğitim-öğretim yeri olan okulu koyan; ibadeti yönlendiren kişiyi, imamı, eğitimi-öğretimi veren öğretmen ile karşılaştıran bir kişinin sosyolojik çözümlemesi ancak kocakarı teşhisidir. Çünkü okulun mukabili mekteptir, eğer okuldan üniversiteyi anlıyorsanız medresedir; öğretmenin mukabili de ya muallimdir ya da müderristir. Olgu ve olayı hem cehalet hem de art niyet nedeniyle yanlış idrak edince teşhisiniz de, tedaviniz de yanlış olmaya mahkumdur. Bu kadar yanlışın bir araya geldiği bir yerde, İslam-Türk kültürünün vücud, mevcud, idrak, ilim, cemal, fazilet, sıdkiyet gibi kavramları üzerinde konuşmak; Füsus ve şerhleri, Misbahu’l- uns, Ahlak-i Ala-i, Şerhu’t-tecrid, Mevakıf ve şerhleri, Burhan ve şerhleri gibi eserleri okumadan, İslam-Türk kültürünün iyi-doğru-güzel kavramları üzerine ahkam kesmek yalnızca cehaletle açıklanamaz. (s.183)

Kaynak:
Seda Midi, http://hikmetiezeli.blogspot.com/2018/01/kendini-aramak-ihsan-fazloglu.html
Share:

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu'nun 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Aday Öğrenci Davet Videosu

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, adayları tercihe davet ediyor...
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu'nun 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Aday Öğrenci Davet Videosu
Share:

19 Temmuz 2018 Perşembe

İhsan Fazlıoğlu'nun "Akıllı Türk Makul Tarih" Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme


Akıllı Türk Makul Tarih, ilk olarak, geçmiş ve tarihin aynı şey olmadığını; geçmişin bir yığın, tarihinse her şeyin yerli yerine konulmuş bir şuurun eseri olduğunu söylüyor bize. Nasıl peki? Geçmiş değiştirilemez ama tarih sahiplenilmek zorundadır çünkü. İhsan Fazlıoğlu şöyle diyor: “Her milletin doğal yeri tarihidir.”

Geçtiğimiz Kasım ayı İhsan Fazlıoğlu’nun çeşitli dergilerde yayımlanmış yazıları Papersense Yayınları tarafından dört kitap olarak neşredildi: Kendini Aramak, Akıllı Türk Makul Tarih, Fuzuli Ne Demek İstedi ve Kayıp Halka.

Son dönemlerde İtibar dergisinde yayımladığı yazılarından takip ediyorduk İhsan Fazlıoğlu’nu. Genel itibariyle ağır ve zor bir dile sahipti bu yazılar. Bunun sebebi, yazarın, kullandığı kelimelerin ve kavramların nereye tekabül ettiğini irdeleyerek yani gelişi güzel konuşmayarak bilgi ile okuyan kişi / idrak etmek isteyen kişi arasında sağlam bir yol kurmak istemesi olabilir. Bir söyleşide şöyle söylediğine tanık oluyoruz İhsan Fazlıoğlu’nun: “Kavramlar bilinmeden yargıların anlaşılması zordur; sadece ezberlenirler.”

Bu yazıda bahsetmek niyetinde olduğum Akıllı Türk Makul Tarih kitabının dili diğer kitaplara nazaran daha az zorluyor okuru. Yazar bazen kendi yaşadığı, gözlemlediği olayları bazen de bir kıssayı, fıkrayı anlatarak başlıyor yazılarına. Ama yine kavramların dünyasına girmek ve düşünmek zorunda bırakıyor bizi. Bahsettiği şeyin sınırlarını çizerek, tespit ve teşhis ediyor. Anlayana ya da anlamak isteyene ise tedavi ve teklif kapıları hep açık...

Akıllı Türk Makul Tarih, ilk olarak, geçmiş ve tarihin aynı şey olmadığını; geçmişin bir yığın, tarihinse her şeyin yerli yerine konulmuş bir şuurun eseri olduğunu söylüyor bize. Nasıl peki? Geçmiş değiştirilemez ama tarih sahiplenilmek zorundadır çünkü. İhsan Fazlıoğlu şöyle diyor: “Her milletin doğal yeri tarihidir.” Eğer kendi tarihimizi başkalarının -aydınlarımızın da diyebiliriz- eline bırakırsak hiç şüphesiz tarihimiz birden bize yabancı gelmeye hatta nefret edilecek bir mefhuma dönüşmeye başlayabilir. Kitaptaki ‘Türklerin Manevi ve Fikri Soykırımı’ yazısı bu durumun nasıl meydana geldiğini / gelebileceğini gösteriyor bize.

“Hedef Konuşulabilir Türk’ü Yaratmak” yazısı da şu anda millet olarak nasıl bir durumda olduğumuzun ipuçlarını veriyor. İhsan Fazlıoğlu bu yazıda bir toplumun tarihi süreç içindeki aşamalarına değiniyor. Kuruluş aşaması, yükseliş aşaması, yayılış / istikrar aşaması, zayıflayış aşaması, çöküş aşaması ve eriyiş aşaması.

Bunlardan sanırım bizi en çok ilgilendiren çöküş ve eriyiş aşaması. Yazar çöküş aşamasındaki bir toplumun zihniyetini şöyle resmediyor: “Çöküş aşamasında ise toplum artık, en azından kısa vadede, yeni güce rakip olamayacağını anlayarak yeni güç ile kendi arasında müşterek noktalar üretmeye başlar. Özellikle yeni gücü mümkün kılan bazı unsurların kendinden devşirildiği vurgulanır.” Eriyiş aşamasında şu durumun oluştuğunu vurguluyor yazar: “...yeni gücün bir bireyi gibi yaşamayı kendine hedef seçer.”

Peki, bu çöküş ve eriyiş aşamalarından nasıl kurtulabiliriz? Aliya İzzetbegoviç bir sözünde şöyle diyor: “Hatırlama, ilerlemiş medeni halklar ile geri kalmış ilkel halkları birbirinden ayıran ölçüttür.” Yani hafızasını kaybeden toplumun hatırlayacak, koruyacak, savunacak bir değeri olamaz. Tarih şuurundan yoksun kalan toplumun da hayatta kalması başka hayatlara tutunmasıyla gerçekleştiğinde artık kendinden söz etmesi mümkün değildir.

Lakin yaşadığımız şu zamanlarda övgü ve sövgüyle ayakta kalmaya çalışıyoruz. Tarihimiz içindeki küçük anekdotları bir efsaneye dönüştürüp asıl cevheri kaybediyoruz. Duygularımızı yüceltiyoruz. ‘Maddi güç ile manevi şevk, düşünce ile duygu arasında tutarlı bir ahenk’ kurmak işimize gelmiyor. Gerçeğin peşinde koşmak zor olduğundan, anlamak değil tatmin olmak istiyoruz. Fazlıoğlu’nun şu cümlesini tekrar edelim: “… tarih, belirli bir zaman ve mekan içerisinde hareket eden aklın eylemlerinin tecessüm etmiş halidir. Öyleyse bir milletin tarihi, o milletin aklıdır.”

İlk önce şunu sormamız gerekir kendimize: Geleceğe yönelik bir iddiamız var mı? Eğer varsa geçmişimizi idrak edip tarihimizi bilmemiz, buna göre hareket etmemiz icap eder. Bağlamı olmayan tarih en basit ifadeyle devşirilmiştir, yapaydır.

Akıllı Türk Makul Tarih, şuursuzca yaşadığımız şu dönemde, bizi, en azından oturup düşünmeye sevk ediyor. Televizyonda, tartışma programlarında atıp tutanlara karşı “orada dur” diyebilmeyi vaat ediyor.



Tevfik Emre Akın
Kaynak: http://kulturgundemi.com/edebiyat/akilli-turk-makul-tarih-haber-7500
Share:

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu “Şeylerin Arasında Yaşamak Hayatın Anlamı Üzerine Dairevi Akıl Yürütmenin İmkanı Var Mı?"


Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu: “Şeylerin Arasında Yaşamak: Hayatın Anlamı Üzerine Dairevi Akıl Yürütmenin İmkanı Var Mı?"


İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Dr. İhsan Fazlıoğlu, Teknik Elemanlar Derneği (TEKDER) İstanbul Şubesi’nin düzenlediği bir panelde konuştu. İhsan Fazlıoğlu hocamızın “Şeylerin Arasında Yaşamak Hayatın Anlamı Üzerine Dairevi Akıl Yürütmenin İmkanı Var Mı?" başlıklı bu konferansının kaydını istifadenize sunuyorum. Faydalı olması dileklerimle...


Hocamızın konferans veya derslerine ilişkin elinizde mevcut olan ses ya da görüntü kayıtlarını mnergiz@live.com adresine göndererek bu platformda yayınlanmasına katkı sağlayabilirsiniz.
Muhammet Negiz


Konferansın son yarım saatlik kısmının videoda yer almadığı belirlendiğinden ses kaydının tamamı eklenmiştir. Dinlemek için butona basınız.



“Şeylerin Arasında Yaşamak Hayatın Anlamı Üzerine Dairevi Akıl Yürütmenin İmkanı Var Mı?" konferansını MP3 olarak kaydetmek için linke tıklayınız:

 KONFERANS SES KAYDI İNDİR
Share:

İhsan Fazlıoğlu'nun "Kendini Aramak" İsimli Kitabını Bir Gönüllü Seslendirdi



İhsan Fazlıoğlu'nun "Kendini Aramak" İsimli Kitabını Bir Gönüllü Seslendirdi

İhsan Fazlıoğlu hocamız hakkındaki çalışmalar kapsamında son olarak bir sesli kitabı hizmetinize sunuyorum. A. Nur Elçin isimli bir gönüllü tarafından seslendirilen "Kendini Aramak" kitabının yararlı olmasını diler, hocamız hakkında elinizde bulunan ders, konferans ve TV-radyo programlarına ilişkin PDF, MP3 ve videoların bu platformda yayınlanması için mnergiz@live.com adresine e-posta göndermenizi rica ederim. 

"Kendini Aramak"  sesli kitabını aşağıdaki uygulamadan dinleyebilirsiniz. Uygulamadaki hata vb. sorun olması durumunda yorum yazarak haberdar ediniz... 
Yararlı olması dileklerimle... 
Muhammet Negiz

***İhsan Fazlıoğlu Kitaplarını satın almak için linke tıklayınız.
 
Share:

18 Temmuz 2018 Çarşamba

İHSAN FAZLIOĞLU: "CURRICULUM VITAE"




October 1993-Dec. 1998 Ph.D. in Philosophy : ISTANBUL UNIVERSITY

. Dissertation: "Quantity Problem in Aristotle -with Special Reference to the Islamic-Ottoman Heritage-"

. In addition to the course work in the fields of Philosophy and History of Science, took supplementary courses in the Department of Mathematics.

October 1989-June 1993 M.A. in History of Science : ISTANBUL UNIVERSITY

. Thesis: " Ibn al-Khawwâm (d.1324) and his work al-Fawâid al-Bahâiyya fî al-Qawâid al-Hisâbiyya: Critical Text and Historical Approach ".

. In addition to the course work in the fields of Philosophy and History of Science, took supplementary courses in Department of Mathematics


October 1985- July 1989 B.A. in Philosophy : ISTANBUL UNIVERSITY

. Concentrated on Systematic Philosophy and Logic, History of Western Philosophy, History of Turkish-Islamic Philosophy, History of Science

. Took courses on Sociology, Psychology and Education as Minor Fields



January -February 1994 UNIVERSITY OF CAIRO , Department of Library Sciences
Completed International School on Research of Manuscripts , organized by Dâr al-Furqân in England in cooperation with University of Cairo

Sept. 1990-June 1992 UNIVERSITY OF JORDAN , Faculty of Arts and Sciences
Jordanian Ministry of Higher Education Fellow in History of Islamic Mathematics with Professor Ahmad Salim Saidan and Professor Harun al-Rabadî as advisor

August 1991 UNIVERSITY OF ALEPPO , Institute of History of Arabic Science
Attended a workshop on History of Islamic Mathematics and Method of Preparing a Critical Text with Dr. Mustafa Mawaldî as advisor
Spring 2005 - Present Associate Professor, Department of Philosophy
Istanbul University.


Fall 2001 - Spring 2002 UNIVERSITY OF OKLAHOMA , Department of the History of Science
. Rockefeller Postdoctoral Fellow in the Humanities in postdoctoral program on Scientific Exchanges Between Islam & Europe 1300- 1800 in support of my project " Reconsidering the Response of Ottoman Scholars to Early Modern European Science, 1600- 1800" .

September 1996- Present ISTANBUL UNIVERSITY , Department of Philosophy
Teaching Assistant in the Department of Philosophy
Instructor for the courses Introduction to the History of Metaphysics History of Contemporary Turkish Thought .

September 1989-June 1996 ISTANBUL UNIVERSITY , Department of History of Science
Teaching Assistant in Department of History of Science
Instructor for the course History of Mathematics History of Science in Islamic Civilization .

June1987- August 1996 IRCICA ( International Research Center of Islamic Culture and Arts)
Researcher in Department of Manuscripts, Prof. Ramazan Sesen's Supervision
October 1994 - Present FOUNDATION OF SCIENCE AND ARTS, ISTANBUL
Teaching Fellow: Thought Introduction to Philosophy-Science History History of Islamic Mathematics History of Ottoman Science Arabic Texts on Philosophy-Science Research Methods in Islamic Manuscripts and Their Critical Edition Readings on Kant Readings on Ghazzalî Philosophy of Nature Philosophy of Arts




•  Encyclopedia of Ottomans-Their Lives and Works , as mem ber of Editorial Team, vol. I, XVIII + 692 pp., vol. II, 704 p., Yapi Kredi Publications, Istanbul 1999.
•  History of Ottoman Astronomy Literature. Prepared by: Ramazan Sesen - Cevat Izgi - Cemil Akpinar - Ihsan Fazlioglu (Editor: Ekmeleddin Ihsanoglu), vol. I-II (CCIII+1146p.), Istanbul 1997.
•  Introduction to the History of Pratical Geometry [ilm al-misaha] , 168p., Istanbul 2004
•  Journal of Literature for Turkish Researches , - Turkish of History of Science -, V. 2, Numb. 4, Istanbul 2004, 757pp. [Editor with others].



• "Devr el-riyadiyyat el-Međaribiyye ve el-Endelüsiyye fi tesis ilm el-riyadiyyat ve tatavvurihi fi el-Devlet el-Aliyye el-Osmaniyye" ["The Influence of Moroccon and Andalusian Mathematics in the Formation and Development of Mathematics in the Ottomans"], forthcoming.

• "From Semanîye to Süleymanîye: Theoretical Philosophy that Produced a 'Küllî'ye/ the complex-university", forthcoming.

• "Keeping the Account of State: Of the Technical Content of Ottoman Mathematical Accountancy", forthcoming.

• "The Samarqand Mathematical-Astronomical School: A Basis for Ottoman Philosophy and Science." Journal for the History of Arabic Science 14 (2008): 3-68.

• " Did Ahmet Cevdet Paţa's School of Thought Fail in the Dispute between the History of Self and the Self in History?", "The Daughter of her Father": Fatma Aliye Haným in the 70th Anniversary of her Death, Notlar 9 [Notes 9] [Bilim ve Sanat Vakfý, Türkiye Araţtýrmalarý Merkezi 6], Istanbul 2008, pp. 36-42, Discussion [pp. 42-56].

• "The First Book on Mathematics in the State of Altýn-Ordu: A Masterpiece in Arithmetic [ et-Tuhfe fî ilmi'l-hisâb ], Teoman Duralý'ya Armađan [ Festschrift in Honor of Teoman Duralý ][Bir Felsefe-Bilim Çađrýsý], Istanbul 2008, pp. 224-259.

• "Commentary of K âtip Çelebî on the work of Ali Kuţçu entitled el-Risâlet el-Muhammediyye fi el-hisâb : Ahsen el-hediyye bi-ţerh el-Muhammediyye ", Festschrift in Honor of András J. E. Bodrogligeti, Istanbul 2007, edited by Kurtuluţ Öztopçu, Türk Dilleri Araţtýrmalarý 17 (2007): pp. 113-125.

• "The logbook of the History of Turkish Philosophy and Science (an Introduction)", Dünden Bugüne Osmanlý Araţtýrmalarý, Tespitler-Problemler-Teklifler : Sempozyum [Ottoman Studies from Past to Now: Observations, Issues and Suggestions], Edited by Ali Akyýldýz, Ţ. Tufan Buzpýnar, Mustafa Sinanođlu, Istanbul 2007, pp. 159-195.

• "Introduction to the History of Turkish Philosophy and Science in Sixteenth Century", Göđe Bakan Adam: 420. Ölüm Yýldönümünde Takiyüddin Rasýd, Notlar 7 [Notes 7][Bilim ve Sanat Vakfý, Türkiye Araţtýrmalarý Merkezi 5], Istanbul 2007, p. 7-12.

• "Introduction to the History of Turkish Philosophy and Science During the Period of Seljuks of Anatolia and Beylikates", Anadolu Selçuklularý ve Beylikler Dönemi Uygarlýđý [The Civilization of Anatolian Seljukites and Beylikates] , edited by Ahmet Yaţar Ocak, v. I (Sosyal ve Siyasal Hayat), Kültür Bakanlýđý Yayýnlarý, Ankara 2006, pp. 413-427.

• "Starting Everything from Scratch: Some Remarks on Muhyi-i Gülţeni's Baleybelen", Kutadgubilig Felsefe-Bilim Araţtýrmalarý , no: 10, October 2006, pp. 369-374

• "Human Being is a Tradition", Dergâh, Edebiyat Sanat Kültür Dergisi , vol. XVII, no. 195, May 2006, pp. 19-20.

• "How can We Benefit from the Manuscripts in Urban Studies?", Türkiye Araţtýrmalarý Literatür Dergisi , v. III, no. 6, Istanbul 2005, pp. 517-526.

• "The logbook of the History of Turkish Philosophy and Science (an Introduction)", Dîvân Ýlmî Araţtýrmalar Dergisi , Istanbul 2005/1, no. 18, pp. 1-57.

• "The Definition of Number According to Aristotle from the Angle of Its Resources and Impacts", Navisalvia (Sina Kabaađaç'ý Anma Toplantýsý 2003) çeţitlemeler [Commemorative Ceremony of Sina Karaađaç] , edited by Faruk Akyol, Istanbul 2005, pp. 104-112.

• "The Significance and Importance of the Works Written or Translated in Turkish in the Ottomans in the Formation of Language Consciousness", Dil, Kültür ve Çađdaţlaţma , [Language, Culture and Modernization] edited by Bahaeddin Yýldýz, Hacettepe Üniversitesi Atatürk Ýlkeleri ve Ýnkilap Tarihi Enstitüsü, Ankara 2003, pp. 153-164.

• "A Bridge with Two Vague Edges: 'History' with 'Science' or 'History of Science', Journal of Literature for Turkish Researches , - History of Turkish Science -, V. 2, No. 4, Istanbul 2004, pp. 2-27.

• "Alemuddin Kaysar and a Theorem of Geometry", Kutadgubilig , Studies of Philosophy-Science , No. 5, Istanbul March 2004, pp. 199-208.

• "Kelam Books as 'Political Texts' in the Ottoman Intellectual Tradition, Journal of Literature for Turkish Researches , - Turkish Political History -, V. 1, No. 2, Istanbul 2003, pp. 379-398.

• "The Chapters on 'Rule of Double False Position' and 'Analysis' in Ali "Kuscu's Book el-Muhammediyye fi el-Hisâb", Kutadgubilig , Studies of Philosophy-Science , No. 4, Istanbul January 2003, pp. 135-155.

• "Aristotle's Definition of Number", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 2003/2, No. 15, pp. 127-138.

• "The Place and Importance of Scientific Works Written in or Translated into Turkish in the Formation of Language Consciousness in the Ottoman Period", Kutadgubilig , Studies of Philosophy-Science , No. 3, Istanbul March 2003, pp. 151-184.

• "An Ottoman Classical Accounting Mathematics: An Introduction", Journal of Literature for Turkish Researches , - Turkish Economic History -, V. 1, No. 1, Istanbul 2003, pp. 245-367.

• "Semerkand School of Mathematics-Astronomy as a Background of the Ottoman Philosophy-Science", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 2003/1, No. 14, pp. 1-66.

• "Ýrţadu't-tullab ilâ ilmi'l-hisab: A Guidebook for Students On the Science of Calculation", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 2002/2, Numbr. 13, pp. 315-340.

• "Could Euclidian Geometry Be Criticized from the Point of View Axiom of Continuity", Kutadgubilig , Studies of Philosophy-Science , Nbr. 1, Istanbul January 2002, pp. 215-228.

• "Philosophy and Science in Anatolia During the Seljuk's Period -An Introduction-", Cogito , Journal of Thought , Nbr. 29, Istanbul 2001, pp. 152-168.

• "Problem of Knowledge and Science in Nurettin Topçu", Dergâh, Journal of Art and Culture , Volume X, Nbr. 114, August 1999, pp. 15-18, 22.

• "The Foundation of Scientific Tradition in the Ottoman World and Dâvűd al-Qaysarî (656-660/1258-1261-751/1350)", Collected Papers of International Dâvűd al-Qaysarî Symposium, Kayseri 1998, pp.25-42.

• " The Mirror of Princes (Siyâsetnâme) Presented to Sultân I. Alâuddîn Keykubâd: al-Latâifu'l-alâiyya fî'l-fadâili's-saniyya" in Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 1997/1, pp. 225-239.

• "Ikhwânu's-Safâ and Abdurrahmân Bistâmî in Early Ottoman Science and Culture", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 1996/2, pp. 229-240.

• "Critical Reading of a Concept Related with Islamic Civilization: Ilmu'd-dunya ve Ilmu'd-dîn (Knowledge of the World and Knowledge of the Religion)", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 1996/2, pp. 217-224.

• "Ibnu'l-Annâbî and His Book as-Sa'yul-Mahműd fî Nizâmi'l-Cunűd", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 1996/1, pp. 165-174.

• "A Geometry Problem of Ali Qushji and Its Answer by Sinan Pasa", Dîvân: Journal of Science and Arts , Istanbul 1996/1, pp. 85-105.

• "Ibn al-Khawwâm (d. 724/1324), His Books and the Chapter on Unsolved Problems in a l-Fawâid al-Bahâiyya fî al-Qawâid al-Hisâbiyya ", Journal of Ottoman Science Researches(editor: Feza Günergun), Istanbul 1995, pp. 69-128, English Summary: pp. 364-367.

III. Articles Published in the Encyclopedia of Islam of the TDV Foundation in Turkey

• "Osmanlýlar(Ottomans): G) Ýlim ve Kültür [Knowledge and Culture]: 1. Düţünce Hayatý ve Bilim"[The Life od Thought and Science], v. XXIII, Istanbul 2007, pp. 548-556.

• Neyrizî, v.XXXIII, Istanbul 2007, pp.71-72

• "Nesevî, Ali b. Ahmed", v. XXII, Istanbul 2006, pp. 575-576.

• "Mustafa Sýdký", v. XXXI, Istanbul 2006, pp. 356-357.

• "Mustafa b. Ali el-Muvakkit", v. XXXI, Istanbul 2006, pp. 287-288.

• "Muhammed Ebu'l-Hayr", v. XXX, Istanbul 2005, p. 524 .

• "Muhammed Bâkýr Yezdî", v. XXX, Istanbul 2005, pp. 507-508 .

• "Mirim Çelebî", v. XXX, Istanbul 2005, pp. 160-161 .

• Mesaha [Practical Geometry], v. XXIX, Ankara 2004, pp. 261-264.

• "Mehmed Nadir", v. XXVIII, Ankara 2003, s. 499-500.

• "Mehmed Atýf Efendi", v. XXVIII, Ankara 2003, pp. 444.

• "Mardinî, Ýsmail b. Ýbrahim", v. XXVIII, Ankara 2003, pp. 53.

• "Mardinî, Cemaleddin", v. XXVIII, Ankara 2003, s. 52.

• "Mahani", v. XXVII, Istanbul 2003, pp. 327-328.

• Kusyar b. Lebban, v. XXVI, Ýstanbul 2002, pp. 476-477.

• "Konevi, Mehmed", v. XXVI, Istanbul 2002, p. 165.

• "Kadi-zade-i Rumi ", v. XXIV, Istanbul 20001, pp. 98-100.

• "Ilm-i Menâzir" (Optics in Ottomans), v. XXII, Istanbul 2000, pp. 131-132.

• "Ibnü'l-Havvâm", v. XXI, Istanbul 2000, pp. 76-78.

• "Ibnü'l-Hâim", v. XXI, Istanbul 2000, pp. 62-65.

• "Ibnü'l-Ekfânî", v. XXI, Istanbul 2000, pp. 22-24.

• "Ibnü'l-Bennâ", v. XX, Istanbul 1999, pp. 530-534.

• "Hulâsat el-hisâb", v. XVIII, Istanbul 1998, pp. 322-324.

• "Hubűbî", v. XVIII, Istanbul 1998, pp. 270-271.

• "Hesap: Osmanlilar'da Hesap (Calculation: Calculation in Ottomans)", v. XVII, Istanbul 1998, pp. 244-257; "Osmanlilar'da Hesâb-i Hevâî (Finger Reckoning in Ottomans)", pp. 257-260; "Osmanlilar'da Hesâb-i Hindî (Hindu Reckoning in Ottomans", pp. 262-265; "Osmanlilar'da Hesâb-i Sittînî (Sexagesimal Reckoning in Ottomans)", pp. 266-268; "Hesap Yöntemleri (Calculation Methods): A- Hesâb-i A'dâd-i Erbaat Mütenâsibe, pp. 268- 269' B- Hesâb-i Hataeyn,(Rule of Double False) pp. 269-271, C- Hesâb-i Tahlîl ve Teâküs, pp. 271.

• "Hendese: Osmanli Dönemi (Geometry: Ottoman Period)", v. XVII, Istanbul 1998, pp. 199-208 (10pp.).

• "Hâzin", v. XVII, Istanbul 1998, pp. 126-129.

• "Harizmî", v. XVI, Istanbul 1997, pp. 224-227.

• "Habes el-Hâsib", v. XIV, Istanbul 1996, pp. 367-369.

• "Cebir" (Algebra), v. VII, Istanbul 1993, pp. 195-201.



• "Abdurrahman Bistâmî", v. I, Istanbul 1999, pp. 24-25.

• "Abdulalî Bircendî", v. I, Istanbul 1999, pp. 33-34.

• "Abdurrahim Marasî", v. I, Istanbul 1999, pp. 73.

• "Ahmed Efendi (Tasköprülü-zâde)", v. I, Istanbul 1999, pp. 122-124.

• "Ahmed Tevhîd Efendi", v. I, Istanbul 1999, pp. 164-165.

• "Ali Efendi (Ibn Hamza), v. I, Istanbul 1999, pp. 204-205.

• "Ali Kusçu", v. I, Istanbul 1999, pp. 216-219.

• "Davud Kayserî", v. I, Istanbul 1999, pp. 370-371.

• "Emrî Çelebi [as a Mathematician]", v. I, Istanbul 1999, pp. 407.

• "Fâzil Ali Bey", v. I, Istanbul 1999, pp. 441-443.

• "Ismail Efendi (Gelenbevî)", v. I, Istanbul 1999, pp. 666-669.

• "Műsâ (Kâdî-zâde)", v. II, Istanbul 1999, pp. 255-258.

• "Nasuh (Matrakçi), [as a Mathematician]", v. II, Istanbul 1999, pp. 351.

• "Seyyid Ali Pasa", v. II, Istanbul 1999, pp. 529.



• "Ali al-Muwaqqit:Mustafa b. Ali al-Muwaqqýt", c. I, 33-34.

• "Amajur Family", c. I, s. 39-40.

• "Ibn Abî al-Fath al-Sufî", c. I, s. 547.

• "Omar al-Darandawî", c. I, s. 277-278.

• "Ibn Abî al-Fath al-Sufî", c. I, s. 547.

• "Kamal al-Din al-Turkmanî", c. I, 609.

• "Katib Sinan al-Qunawî", c. II, s. 945-946.

• "Qushji, Ali", c. II, s. 946-948.

• "al-Samarqandî, Shams al-Din", c. II, 1008.

• "al-Shirwanî, Fath Allah", c. II, s. 1055-1056.

• "al-Ubaydî, Jalal al-Din Fadl Allah", c. II, s. 1157.

• "Taqi al-Din Rasýd", c. II, s. 1122-1123.




[Charles Scribner's Sons - Thomson Gale]

• "Ali Qushjî"



[Facts on File, Inc., 2008]

• "Ali Kuţçu".

• "Takiyüddin Rasýd"



• "el-Ermeyunî, Ebu'l-Hayr Ţemsuddin Ebu Abdullah Muhammed b. Muhammed", v. I, Beyrut 2004, pp. 485-489.

• "el-Istanbulî, Bedruddin Mehmed b. Esad b. Ali el-Yanyevî", v. I, Beyrut 2004, pp. 539-541.

• "Esad Efendi, Mehmed Esas b. Ali b. Osman el-Yanyevî", v. I, Beyrut 2004, pp. 604-607.

• "Georgias, Amirutsez ve ođlu Mehmed", v. V, Beyrut 2005, pp. 538-542.




• "Philosophy-Science in 18th Century Ottoman Thought", XVIII. yy. Osmanlý Düţüncesinde Bunalým ve Arayýţ (II), 31 May 2008, Bilim ve Sanat Vakfý/Foundation for Science and Arts, Istanbul.

• "The Perception of History in Osman Turan's Thought ", Istanbul Büyükţehir Belediyesi Kültür Ýţleri Dairesi Baţkanlýđý, Tarýk Zafer Tunaya Kültür Merkezi , 26 January 2008, Istanbul

• "Science and Reason ", ÝSEDER (Istanbul Edebiyat Derneđi), BSF Akademi Konferans Salonu , 28 December 2007, Istanbul.

• "Representing a City: Scientists known as Üskübî in Ottoman Period", 'Balkanlarýn Yazýlmamýţ Tarihi' Paneli, Istanbul Büyük Ţehir Belediyesi, Kültürel ve Sosyal Ýţler Daire Baţkanlýđý, Kültür Müdürlüđü, 'Istanbul Kültür Günleri' , 17-19 December 2007, Scopia/Macedonia.

• "From Semanîye to Süleymanîye: Theoretical Philosophy that Produced a 'Küllî'ye/ the complex-university ", KOCAV, Süleymaniye Sempozyumu/Ţehir ve Medeniyet, Ulusal Sempozyum , 23-25 November 2007, Süleymaniye-Istanbul.

• "The Stone has its Weight in its Place: Katip Çelebî's Critique of 'Today's Perception'", 'Ölümünün 350. Yýldönümünde Kâtip Çelebi' Paneli, Istanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Tarih Araţtýrma Merkezi , 15 November 2007, Katip Çelebi Hall.

• "Natural Philosophy Studies in Istanbul in 15th Century", Ý.Ü. Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü Seminerleri , 30 October 2007, Seminar Hall in Philosophy Department.

• " Keeping the Account of State: Of the Technical Content of Ottoman Mathematical Accountancy ", Birinci Ýktisat Tarihi Kongresi, Marmara Üniversitesi, Ýktisadî ve Ýdarî Bilimler Fakültesi, 07-08 September 2007, Istanbul.

• "Science as a Theoretical Construct of the Universe", "Kazdađý Milli Parký'nda Ekoloji Temelli Dođa Eđitimi", TÜBÝTAK Bilim ve Toplum Proje Destekleri Programý (nu: 107B001), Second Period, 28 August-6 September 2007, Edremit/Balýkesir.

• "Introduction to Philosophy and History of Science", "Kazdađý Milli Parký'nda Ekoloji Temelli Dođa Eđitimi", TÜBÝTAK Bilim ve Toplum Proje Destekleri Programý (nu: 107B001), First Period, 17-27 August 2007, Edremit/Balýkesir.

• "The concepts of space-time and motion in the fifteenth century Ottoman thought", "Before Copernicus: The Cultures and Contexts of Scientific Learning in the Fifteenth Century", Max Planck Institute for the History of Science", 06-08 Ađustos 2007, Berlin.

• "Devr el-riyadiyyat el-Međaribiyye ve el-Endelüsiyye fi tesis ilm el-riyadiyyat ve tatavvurihi fi el-Devlet el-Aliyye el-Osmaniyye" ["The Influence of Moroccon and Andalusian Mathematics in the Formation and Development of Mathematics in the Ottomans"], IX. Mađrib Arap Matematik Tarihi Sempozyumu, Cezayir Yüksek Öđretmen Fakültesi Matematik Bölümü, Cezayir Lineer Olmayan Entegral Denklemler ve Matematik Tarihi Kurulu, Cezayir Matematik Tarihi Kurumu , Tipaza/Algier, 12.-14 May 2007.

• "History of Turkish Thought", Erasmus Deđiţim Programý, Istanbul Üniversitesi, Kuyucu Murat Paţa Medresesi, 26 January 2006.

• "On Science in Fifteenth Century", Before Copernicus Workshop, Max Planck Institute for History of Science , Berlin, 13-15 December 2006.

• " Did Ahmet Cevdet Paţa's School of Thought Fail in the Dispute between the History of Self and the Self in History? ", Babasýnýn Kýzý: 70. Ölüm Yýldönümünde Fatma Aliye, Bilim ve Sanat Vakfý, Türkiye Araţtýrmalarý Merkezi, Panel, 02 December 2006.

• "What Makes Sait Halim Paţa Different in Modern Turkish Thought?", 85. Vefat Yýldönümü Anýsýna Sait Halim Paţa ve Düţüncesi, Panel, Istanbul Büyükţehir Belediyesi Kültür Ýţleri Dairesi Baţkanlýđý, Tarýk Zafer Tunaya Kültür Merkezi , 25 November 2006.

• "From Theological Natural Philosophy to Mechanical Natural Philosophy in Late Ottoman Thought", XI. ve XVIII. Yüzyýllar Ýslam-Türk Medeniyeti ve Avrupa, Uluslararasý Sempozyum , 24-26 Nov., Istanbul.

• "Islamic Scientific Manuscripts in the Turkish Libraries", Islamic Scientific Manuscripts Initiative (ISMI), Berlin, 18-19 Eylül 2006.

• "Science as a Theoretical Construct of the Universe", TÜBÝTAK, Kazdađý Milli Parký, Balýkesir, Çanakkale ve Çevresinde Ekoloji Temelli Dođa Eđitimi -IV , Second Period, Edremit/Balýkesir, 26 August-05 September 2006.

• "Introduction to Philosophy and Science", TÜBÝTAK, "Kazdađý Milli Parký, Balýkesir, Çanakkale ve Çevresinde Ekoloji Temelli Dođa Eđitimi -IV, (TÜBÝTAK ÇAYDAG Proje no: 106Y111) , First Period, Edremit/Balýkesir, 14-18 Ađustos 2006.

• "Natural Philosophy and Ethics of Natural Life", TÜBÝTAK-Çevre, Atmosfer, Yer ve Deniz Bilimleri Araţtýrma Grubu (ÇAYDAG), TÜBÝTAK 106 Y 108 Nolu "Hatila Vadisi-Kaçkar Dađlarý Milli Parkýnýn Bilimsel Eđitim Amaçlý Kullanýmý-VII" Projesi , 29 July-04 August 2006.

• "Trying to See the Globe: Köprülü's Thesis on the Formation of Ottoman State", M. Fuad Köprülü ve Türk Düţüncesindeki Yeri (40. Ölüm Anýsýna), 27 May 2006, Istanbul.

• "Theo-Ontology as Distinguishing Principle of Civilizations", Uluslararasý "Medeniyetler ve Dünya Düzenleri" Sempozyumu , 12-14 May 2006, Istanbul.

• "Scholarly Exchanges between Istanbul and Damascus", Ýki Kültür Arasýndaki Ortak Noktalar, Ţam'da Istanbul Kültür Günleri, Damascus University, 11-16 May 2006, Damascus.

• "Studies on Mathematical Philosophy: Yesterday and Today", Istanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü, Bölüm Odasý, Bölüm-içi Seminer Toplantýlarý, 20 Dec. 2005.

• "Preface to the History of Turkish Philosophy-Science in 16th Century", Göđe Bakan Adam: Takiyüddin Rasýd'ýn 420. Ölüm Yýldönümü Anma Programý, 19 Nov., Istanbul 2005.

• "Science as a Theoretical Construct of the Universe", TÜBÝTAK, "Kazdađý Milli Parký'nýn Bilimsel Amaçlý Kullanýmý -III" Eđitim Projesi, Second Period, Edremit/Balýkesir, 05-07 Sept. 2005.

• "Introduction to Philosophy and History of Science", TÜBÝTAK, "Kazdađý Milli Parký'nýn Bilimsel Amaçlý Kullanýmý -III" Eđitim Projesi, First Period, Edremit/Balýkesir, 22-23 August 2005.

• "Philosophy of Science", "Natural Philosophy", "Philosophy of Being Human", TÜBÝTAK-Çevre, Atmosfer, Yer ve Deniz Bilimleri Araţtýrma Grubu (ÇAYDAG), TÜBÝTAK 105 Y 015 Nolu "Milli Parklarda Bilimsel Çevre Eđitimi-VI" Eđitim Projesi , First Period, Kaçkar Dađlarý Milli Parký, 20-23 July 2005.

• " The First Mathematics Book in the Golden Horde State. The Masterpiece of Science: et-Tuhfe fî ilmi'l-hisâb ", The Golden Horde and Its Successors, Second International Conference in Memory of Ayaz Ishaki, Saadet Chagatay, and Tahir Chagatay, Ayaz-Tahir Turkistan Idil-Ural Foundation, 22-24 April 2005, Istanbul.

• "Historiographical Introduction to the Fifteenth Century: The Islamic Perspective: An Age of Exploration: Forcing the Boundaries in Religion, Politics and Philosophy-Science in Fifteenth Century", Before the Revolutions: Religions, Sciences&Politics in the Fifteenth Century , 13-15 January 2005, Berlin.

• "Ali Kushji and His Context", The Conference of Remembering 530th Anniversary of Ali Kushji's Death, Bilim ve Sanat Vakfý; The Foundation for Science and Art, 27 December 2004, Istanbul.

• "Ali Kushji's Definition of Number, and His Resources and Influences", Symposium on Ali Kushji and Salih Zeki , Istanbul University, 20-21 December 2004.

• Participated as discusant for the workshop on "Science, Philosophy, and Religion in the Fifteenth Century: Comparative Perspectives, " Conference on Knowledge and Belief, Max Planck Institute for History of Science, Berlin, 01-03. July. 2004

• "Muslim Contributions to Positive Sciences in Central Asia," International Symposium on Islam in Central Asia, Osh State University, Kýrgyzistan , 20-21 May 2004.

• "Living with The New Neighbor: Byzantian Thinkers Before and After the Fall of Istanbul" Philosophy Workshops, Istanbul Municipality, Cultural Affairs in collaboration with the Journal of Kutadgubilig Felsefe-Bilim Araţtýrmalarý Dergisi , Tarýk Zafer Tunaya Cultural Center, Istanbul 17 May 2004.

• "The Introduction of Modern Scientific Thought to the Ottoman-Turkish Intellectual Community: Towards an Understanding of Attitudes of Ottoman Scientists", From Medieval to Modern in the Islamic World, The 2003-2004 Sawyer Seminar at the University of Chicago, April 1, 2004.

• "The Introduction of Modern Scientific Thought to the Ottoman-Turkish Intellectual Community: Towards an Understanding of Attitudes of Ottoman Scientists", Earth and Sky: Astronomy and Geography in the Later Islamic Period, Center of Middle Eastern and North African Studies, University of Michigan, 27 Mart 2004.

• "Three Dimensional Knowledge, or Putting the Knowledge in Order in Istanbul," Symposium of 1453-2053 Istanbul: City and Civilization , Istanbul 07.06.2003.

• "Istanbul: The City as a Manifestation of Oguz Reason," Series of Talks Organzized by Istanbul Municipality in association with the Journal of Kutadgubilig , Istanbul 19. May.2003.

• "Aristotles' Definition of Number, and His Resources and Influences," In Memory of Sina Kabaađaç, Istanbul University, Faculty of Literature, 01 May 2003.

• "The Formation of Mathematical Sciences in Anatolia (1071-1600)" Seminars in Istanbul University Faculty of Literature, Department of Philosophy, 29.April.2003.

• "The Place and Importance of Works Written in Turkish or Translated into Turkish in Formation of Language Consciousness in the Ottoman Empire" Symposium on Language, Culture and Modernization, Hacettepe University , Ankara 07.Nov.2002.

• "The Attitude of Ottoman Thinkers Toward the European Science During the New Ages", Series of Talks Organzized by Istanbul Municipality in association with the Journal of Kutadgubilig , Istanbul 21.10.2002.

• "Putting Knowledge in Order: Sultan Mehmed's Project of Judging Argumentations (Muhakemat )", presented at University of Oklahoma , The History of Science Department , H arlow Room on the 5th Floor
of Bizzell Library , 12 April 2002 .

• "How Should We Study the Heritage of Ottoman's Philosophy and Science?" presented at the Symposium on Ottoman Studies -past and present-: Establishments - Questions - Suggestions, Research Center of TDV Foundation, Istanbul 24-25 February 2001.

• "How Should We Study the History of Turkish Logic?" presented at Istanbul University , Faculty of Arts, Department on Philosophy, 13 February 2001 .

• "Some Remarks [Evaluations] on the History of Ottoman Science" presented at Fatih University ( Istanbul ), 24 May 2000 .

• "Ottoman Scientific Heritage as a Background of Turkish Reason" presented at Fatih University ( Istanbul ), Department of History, 26 April 2000 .

• "Problem of Knowledge and Science in Nurettin Topçu" presented at Symposium on a Moralist in Revolt: Nurettin Topçu, Istanbul 4-5 December 1998.

• "Te'sîr Muellefât Ibn en-Nefîs fî et-Ta'lîm et-Tibbî fî ed-Devlet el-Usmâniyye" [The Effect of the Works of Ibn Nefîs to the Education of Ottoman Medicine] presented at II. International Culture Symposium: Ibn en-Nefîs as Physician, Jurisconsult and Philosopher], Kuveyt 8-10 November 1997.

• "The Formation of The Scientific Life in Ottoman Geography and Dâvűd el-Kayserî" presented at International Dâvűd el-Kayserî Symposium, Kayseri 24-26 Ekim 1997.

• "Euclidian Geometry and Kelâm", presented at I. Islamic Thought Symposium-Turkey, Istanbul 24-27 October 1996.

• "Science in History: From Past to the Present" presented at Istanbul Technical University , Istanbul 21 May 1995 .

• "The Contributions of the Harranian Mathematicians to the Islamic Mathematics" presented at National Harran Symposium, FEY Foundation, Urfa-Harran, April 1995.

• "Ibn al-Khawwâm and His Algebra" presented at International Symposium of Science and Technology in the Turkish-Islam World, Istanbul 3-5 June 1994.



• History of Mathematics [Department of History of Science]

• History of Science in Islam [Department of History of Science]

• Introduction to the History of Metaphysics [Department of Philosophy]

• History of Contemporary Turkish Thought [Department of Philosophy]

• History of Classical Turkish Thought [Department of Philosophy]




• History of Classical Turkish Philosophy

• History of Logic and Its Philosophy I-II

• History of Classical Turkish Science

• Introduction to the Philosophy of Mathematics

• Devolopment of Modern Science

• Philosophy of Mathematics [M.A.]

• Classical Theory of Cosmology (Tradition of Almagest) [M.A.]

• The Theory of Soul in Aristotle and Avicenna [PhD]

• Ontology of Space- ime and Motion [PhD]

• Philosophy of Science [Istanbul University, Faculty of Sciences, Dept. of Genetics and Molecular Biology]



• History of Philosophy

• History of Science and Its Philosophy

• History of Mathematics and Its Philosophy

• History of Turkish Philosophy and Science



Turkish (Native Language)High Proficiency in English, Arabic and Ottoman Language











Share:

İhsan Fazlıoğlu: "Varlık duyuşu"

İhsan Fazlıoğlu: "Varlık duyuşu"


Anlayış Dergisi
(Sayı 50)
Ağustos 2007


Türkiye'deki düşünce hayatı'nın en önemli sorunu nedir? Bu soruyu bana, geçen günlerde bir öğle yemeği sırasında, yaz aylarında yazma eser kütüphanelerinde çalışmak üzere Türkiye'ye gelen yabancı bir Türkolog yöneltti. İster yurtiçinde ister yurtdışında bu tür sorularla muhatap olduğumda, servis yapar bir konuma düşmemek için ayrıntıları atlayan akademik bir dille yanıt vermek âdetimdir. Nitekim meslektaşıma da bu çerçevede bir yanıt verdim; ancak sorunun bizatihi kendisi, olanca ağırlığıyla üzerime çöktü. Elbette bu soruyla pek çok çevrede muhatap olmuş, üzerinde tartışmış, konuşmuş; hatta farklı dönemlerde değişik tespitler ışığında yanıt vermişizdir. Soruna âletler değil, en azından kendimi ikna edecek asıllar yönünden yanıt bulabilmek için okumalarımı gözden geçirdim; şimdiye değin verilmiş, sorunu farklı yönlerden aydınlatan yanıtları taradım; açıkçası tatmin edici bir sonuç elde edemedim.



Söz konusu sorunu demlenmek üzere bir kenara bıraktığım sırada, doğa felsefesi ve metafizik alanlarında medreselerde ders kitabı olarak okutulan Necmeddin Kazvinî'nin Hikmet el-ayn adlı eserini mütalaa ediyordum. Eser, yaygın olan, doğa felsefesi-metafizik yerine, bazı eserlerde görülen metafizik-doğa felsefesi sıralamasını tercih etmiş; genel ilkeleri vermesi bakımından metafiziği öncelemişti. Varlık'ın tanımıyla başlayan eserde şöyle deniyordu: "Varlığımın tasavvuru apaçıktır (bedihî); Varlık, varlığımdan bir cüz'dür; tasavvuru apaçık olanın cüz'ü de apaçıktır; o halde Varlık apaçıktır. [Dolayısıyla tanıma gereksinimi yoktur.]" Bu çıkarımın teknik felsefî açıklaması bir yana, yukarıdaki sorunla hemhal zihnimde çağrıştırdıkları önemliydi benim için. Kadîm geleneğimize bu gözle baktığımızda, ister İbn Sinâ çizgisinde, isterse, büyük oranda belirlediği, kelâmî çizgi ile irfanî çizgilerde olsun varlık duyuşu'nun merkezî bir yer edindiğini görürüz. Bu nedenle gerek bilginlerin kendilerinin gerekse inşa ettikleri kültür hayatının varlık duyuşu, düşünce hayatının en önemli merkez noktası olmalıydı. Bu yakalamalar sonucunda Türkiye'deki düşünce hayatı'nın en önemli sorununun varlık duyuşu eksikliği hatta yokluğu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.



Varlık duyuşu, bütünü idrak için zorunludur; çünkü bütünü idrak edemeyen, başta Tanrı olmak üzere pek çok kavram için derin ve kuşatıcı bir bakış elde edemez. Nitekim eşyaya bakışta insanın bakışına bütüncül bir özellik kazandıran bu varlık duyuşu'dur. Bu nedenledir ki, eski Yunanca'da hólon hem bütün hem organik hem de Evren anlamına geliyordu. Bu durum varlık duyuşu ile eşyayla temas arasında sıkı bir ilişkinin olduğunu gösteriyor. İnsan, eşyayla derin temas kurması sonucunda şey ile kendi arasında kopmaz bir süreklilik olduğunu his eder; bu his sonucunda Varlık'ın, Evren'in bir devamı olduğunu kavrar. Öyle ki, bir halden sonra tüm ayrımların ortadan kalktığını, bütüne katıldığını fark eder.



Varlık duyuşu'nun insan'da doğal bir zemini var mı? Zor bir soru? Ancak ilginçtir, Kazvinî, varlığımla, varlıkla başladığı eserini, insanla bitiriyor. İster olsun ister olmasın varlık duyuşunun idraki, sonuçta her bir kişinin, özellikle bilgiyle uğraşan kişilerin yaşaması gereken, şahsî bir iç-tecrübe, iç-deneyim. Tecrübenin kökeninde insanın varoluş tedirginliği yatar; tedirginlik insanın sarkaç misali ümit ile korku arasındaki salınımı; sabit ile değişken arasındaki endişesi; eşya önündeki ürpertisi, hayat karşısındaki gerginliği; yoldaki telâşı; hatta anlama ilişkin bunalımı? Çünkü varlık'ın bir devamı olmak hissi, insana hem güvenlik hem de kaygı verir. Yalnızca insanın mı; Evren'deki kıpırtı'nın maddedeki hareketin kaynağı bile tedirginlik. Her şey, her şeye karşı tedirgin'dir. Tedirginlik bizi var-kılar; bütünlükten tekilliğe geçişi mümkün kılar.



Şimdiye değin söylenenler, bu tecrübeyi yaşamayanlar için sözcük olmalarının ötesinde bir değer taşımazlar. Söz'lemek, 's' ekinin gösterdiği gibi, öz'ün dışarıya taşınmasıdır; b-en'in, s-en olması bu yüzdendir. B-irlik (vahdet), b-ütünlük sözcüklerinde görüldüğü üzere, 'b', içeri çeken, b-irleyen, öz'ü kilitleyen, b-en kılan, çerçeveleyen bir işleve sahiptir. Öz-deş-lik bu nedenle kapalılık, yalıtılmışlık, yalınlık (basitlik) ve hatta yalnızlık anlamlarına gelir. Nokta durumu, mutlak bir sükûnet halidir; sakin olma, s-essizlik durumu. Öz'ün kilitli olduğu durumda s-öz'e gereksinim duyulmaz; s-özlemek, öz'ün b-enin, s-ana uzanma arzusudur. Çünkü öz, zaten kendi içerisinde de kaynaşma, salınım, kıpırtı halinde bulunduğundan, yalnız olmadığını fark edince tedirginlik duyar; ötekine yönelmeye, dışarı çıkmaya çalışır. Akıl, ben hareket edince, s-öz dile gelir, dışarı çıkar ve b-en, s-ana uzanır. Nitekim tedirgin sözcüğünün eski Türkçe'de, demek, söylemek anlamındaki dimek'ten geldiği dikkate alınır, tedirgin'in kök anlamının da dedirtici olduğu göz önünde bulundurulursa, demek istenilen daha iyi anlaşılır. Değil midir ki, tüm organlarımız, aklımızın, benimizin dışarıya uzantılarıdır. Kısaca dendikte, s-öz-lemek, iki kişi olunca, b-irlikten ç-okluğa geçince başlar. Çokluk, yani hayat, benin sürekli içeride durmasını engelleyen en önemli etken; ancak ben, dışarıda, hayatı bir işaretler, simgeler toplamına dönüştürünce güvenlik hisseder. Bu nedenle kişinin kendisini araması hiç bitmez, sürekli devam eder; insanın içeri sarmasını hayat, dışarıda kalmasını da varlık duyuşu engeller; bu gerilimi nefsiyle/zihniyle değil de aklıyla yöneten insan bütünle ilişkisini sürekli kılar; ayık kalır.



Yalnızca kişilerin değil kültürlerin de varlık duyuşu vardır; ve bu o kültürü üreten kişilerin varlık duyuşlarıyla sıkı bir ilişki içerisindedir. Kanımca ancak ve ancak varlık duyuşu bulunan, teklif sahibi olabilir; hem kişi hem de kültür olarak. İşte bu nedenledir ki, rahatlıkla şu soruyu sorabiliriz: Günümüz Türk kültürünün bir varlık duyuşu var mıdır? Bu kültürü üretenlerin, Türk bilginlerinin varlık duyuşları mevcut mudur? Bu sorunun yanıtını kolaylıkla tespit edebiliriz: Türk kültürünün teklifi nedir? Ortada insanlara s-öz-lenecek bir öz-ümüz olduğunu zannetmiyorum; bu nedenle teklifimiz de yok. Bugün yapılan başkalarının s-öz-üne, öz-üne katılmaktır; katılmaya çalışmaktır. Bir temsille, yapılan, başkalarının özlerinin tezahürü olan sofrada yer kapmaktır. O sofrada bizi temsil eden hiçbir tezahür olmadığı için, kabul görmek adına kendimizi o tezahürlere benzetmeye çalışmaktır.



Öz, dışarıda tecessüm ettiğinde hakikat adını alır; dolayısıyla özü olmayanın dışarıda tezahür eden bir hakikati de bulunmaz. Bu nedenledir ki, Anlayış dergisinin önceki sayılarında birçok kez "Hakikati olmayanın siyaseti de bulunmaz" demiştik. Çünkü siyaset, öz'ün dışarıdaki hakikatinin idaresidir, seyr ü seferidir; öz'ün, b-en'in s-ana, s-özlenmesidir. Öz'ümüz yoksa, hakikatimiz, hakikatimiz yok ise dışarıya, ötekine söyleyecek bir s-öz-ümüz, siyasetimiz de bulunamaz. Nitekim bu gerçeği tespit eden atalarımız şöyle demiştir: "S-öz, öz-dür." Kısaca, öz'ü olmayanın s-özü, sözü olmayanın hakikati, hakikati olmayanın siyaseti olmaz. Çünkü siyaset, bir milletin varlık duyuşu'dur.
Share:

En Popüler Yayınlar

Total Pageviews

"Erdemlerin en büyüğü bilimdir. İnsanlar erdem sahibi olmazsa, şehir ve yöneticiler de erdemli olmaz."
Farabi, Erdemli Şehir

Blog Archive

Bu Blogda Ara

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Blog Archive