"İdrâki olmayan doğru bilmez; vicdanı olmayan güzel eylemez."
"Bizge vacip olğan – soñki nefeske qadar millet ve yurt oğrunda ğayrettir." İsmail Bey Gaspıralı

4 Eylül 2019 Çarşamba

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu ile Röportajlar Serisi


Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu ile Röportajlar Serisi

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun "bilgi kendine kayıtsız kalan kişileri ve toplumları affetmez"  nasihatini dikkate alarak, bilgiye ve bilginlerimize kayıtsız kalmama adına fazlioglu.blogspot.com adresinde samimi bir çalışma başlatılmıştır. Bu platform üzerinden Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun vermiş olduğu konferanslar, seminerler, dersler, katıldığı radyo ve TV programları, gazete ve dergilerdeki röportajları ve yazıları ile hocamız hakkında basına yansıyan diğer konular hakkında bilgi paylaşımı ve değerlendirmelere yer verilmesi amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda, Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu hocamızın şahsına yöneltilen sorulara vermiş olduğu yanıtlardan oluşan ve çeşitli platformlarda yayımlanan röportajlarından bir kısmını istifadenize sunuyorum. Bu röportajların gerçekleşmesi ve yayımlanmasında katkısı olan kişi ve kurumlara teşekkürü bir borç bilirim.

Birbirinden değerli sorulara yanıt veren ve “yanlışlarımıza ağıt yakmaktan doğruları inşa edemiyoruz.” diyerek mevcut durumu gözler önüne seren Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, “Kısaca, şikâyeti bırak, çalışmaya bak…” diyerek izlenilmesi gereken yolun tarifini yapıyor ve şu üç önemli hususa dikkat çekiyor: “Ne olduğunuzu temsil edemez iseniz ne olmadığınızı anlatmak zorunda kalırsınız. Bu bir! Politik sorunlar sadece ilmî, estetik ya da felsefî çabalarla ve ürünlerle çözülmez, çözülemez… Bu da iki! Üçüncüsü ise uyuyan insanı uyandırmak kolaydır; ancak uyuma numarası yapan insanı uyandıramazsınız.”

Bu değerli röportajların yararlı olmasını diler, hocamıza dair elinizde bulunan benzeri dokümanları tarafımızla paylaşmanızı rica ederim.

Muhammet NEGİZ
05.09.2019


indir ile ilgili görsel sonucu

Röportaj Serisi dokümanına erişim için linke tıklayınız.

Share:

16 Ağustos 2019 Cuma

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu: "Bir Küllî’ye’yi Mümkün Kılan Nazarî Hikmet"


İhsan Fazlıoğlu: "Bir Küllî’ye’yi Mümkün Kılan Nazarî Hikmet"


Aynı adla şurada yayımlanmıştır: Nazarî Ufuk: İslâm-Türk Felsefe- Bilim Tarihi’nin Zihin Penceresi, III. baskı, İstanbul 2017, s. 145-171.
Bu sürümde ise Cemşîd Kâşî’nin kubbenin misâhası ile ilgili Arapça metni, Türkçe çevirisi ve kısa bir değerlendirmesi eklenmiştir.
Bu konuyu, sorduğu sorularla araştırmamıza vesile olan merhum Turgut Cansever’dir. Bkz. İhsan Fazlıoğlu, “İstikâmeti muhkem,
sahih bir adam: Turgut Cansever”, Akıllı Türk Makul Tarih, İstanbul
2016, s. 174-177.

I.    KAVRAMLARIN UFKU: SANAT/ SANATÇI İLE  İMÂR/MİMÂR


Nasıl ki, Tabîat’ta her var-olan bir yer kaplar (tahayyüz), heyetine uygun eylemde bulunur ve diğer var-olanlarla doğasına mahsus belirli ilişkiler kurarsa, -ki var-olmak, bizatihi, yer kaplamak, eylemde bulunmak ve ilişki içerisinde olmak ise-, Hayat’ta da insan tarafından yapılan, üretilen her şey, bizâtihi insanı, insanın duyu (ihsâs), duygu (vicdân) ve düşüncesini (akıl) içeren, kısaca insan irâdesini cisimleş- tiren bir temsîldir. Her insanî temsil bir manâ’yı, Türkçesiyle denirse, –demek istenileni, kısaca irâde-i akliye’nin kasd’ını muhtevîdir. Nitekim, sanat sözcüğünün, s-n-a‘ kökünün, “maksadını kendisinde taşıyan eylem” anlamına geldiği dikkate alınırsa, herhangi bir sanat eserinin, onu var-kılan sanatçının maksûdu olduğu söylenebilir. 

Öte yandan i‘mâr sözcüğünün kökünün, a‘-m-r’nin “ömür vermek, hayatını uzatmak, uzun zaman yaşatmak, umrân kazandırmak, mekânı korumak” anlamlarına geldiği, mi‘mârın da bu işi yapan, kısaca mekânı bir şey ile koruyan kişi olduğu düşünülürse, mi‘mârînin bizatihi “mimârın kasdını bir mekâna tecsim ederek korumak olduğu” söylenebilir. Bu çerçevede kadim dönemde mimar; duyu, duygu ve düşüncesini bir hamûle haline getirip taş gibi uzun ömürlü bir nesneyle mekâna ören, yüceyi ve güzeli taşa oyan, kısaca abecesi taş olan bir şiiri mekâna yazan, muhtasar ve müfid bir deyişle mekânı yorumlayan bir şairdir.



Metnin tamamına erişim ve PDF olarak kaydetmek için linke tıklayınız.


Share:

En Popüler Yayınlar

Total Pageviews

"Erdemlerin en büyüğü bilimdir. İnsanlar erdem sahibi olmazsa, şehir ve yöneticiler de erdemli olmaz."
Farabi, Erdemli Şehir

Bu Blogda Ara

Blogger tarafından desteklenmektedir.